Türkiye Sanat Kurumu Yasa Tasarısı ile Aldatmak

4 Mart 2014
Türkiye Sanat Kurumu Yasa Tasarısı ile Aldatmak

Avrupa’da kültür kurumları tanımlanmıştır ve İnsan Hakları Bildirgesi 27. madde ile kültür hakkı garanti altına alınmıştır. Türkiye’de ise ne bunlar ne de tanımlı bir kültür politikası vardır. Böyle bir temel eksiklikle malul ve sanat yönetimi kavramından bihaber bir ortamda, kurt puslu havayı sever misali Erdoğan hükümeti, “devlet finansmanı vasıtasıyla bağımsız sanat” ilkesini “devlete bağımlı sanat” ile eş tutmak suretiyle özerklik kavramına ilişkin kargaşa yaratarak sanat ve kültürün çanına ot tıkama planları yapmaktadır.

“Türkiye Sanat Kurumu (TÜSAK) ile Sanatın Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” devlet opera ve balesiyle devlet tiyatroları kanunlarını lağvetmeyi ve sanat “projelerine” kurulacak olan TÜSAK vasıtasıyla kısmen fon sağlamayı öngörüyor. Kültür Bakanı son bütçe görüşmeleri sırasında, bir kez daha kafa karışıklığı yaratarak devlet sanat kuruluşlarının kapatılmayacağını belirtirken bir yandan da sanat alanında devlet finansmanının ve kadrolarının bulunmaması gerektiğini söylemiştir. Bu konuşma da açıkça ortaya koymuştur ki hükümetin nihai hedefi devlet sanat kurumlarını kapatmaktır. Bu kesindir, belirsiz husus ise bunun kısa vadede mi gerçekleştirileceği, zamana mı yayılacağıdır.

Her halükârda TÜSAK Yasa Tasarısı başlıca iki büyük tehlike içermektedir:

l Birinci temel tehlike, TÜSAK’ın özerk olmamasıdır. TÜSAK atanmış memurlardır ve sivil toplum kuruluşlarının kamusal işleyişteki sorumluluklarını yok sayar. Örnek alındığı ileri sürülen İngiliz Sanat Kurumu ACE ile adı dışında bir benzerlik yoktur ve hükümet bu hususta sanat camiasıyla adeta alay etmektedir çünkü ACE kültür bakanlığı kaynaklarını kullanmasına rağmen özerktir. ACE Genel Kurulu memurlardan oluşmaz ve yerel yönetimlerin seçtiği üyeler de yer alır. Ayrıca bölgesel sanat kurulları mevcuttur. Dolayısıyla, ACE örneğinin de gösterdiği gibi, özerklik örgütlenme biçiminden ziyade işleyiştedir, yoksa Kültür bakanının ileri sürdüğü gibi özerkliğin ölçütü sanat kurumlarının “devletin şemsiyesinde” olup olmaması değildir. Çünkü kültür hakkı, tıpkı diğer insan hakları gibi, “devletten bağımsız” ve “devlet vasıtasıyla bağımsız” şeklinde iki yönlü bir özerklik içerir. Fikri Sağlar’ın ifadesiyle “Mevcut Kültür Bakanı’nın sanattan ‘devlet şemsiyesi’ni kaldırmanın özgürlük olduğuna ilişkin iddiasının tam tersi doğrudur; yani ödeneği olmayan sanat kuruluşu ve tiyatrodur özgür olmayan. Çünkü, bugün hâlâ tiyatro, opera seyircisi arzu edilen düzeyde değildir. Örneğin, sürekli turneler yapan Devlet Tiyatroları olmazsa ülkenin dörtte üçü tiyatro göremez.”Prof. Hüsamettin Koçan da mevcut tasarının “İngiltere örneğinin yakınından bile geçmediğini, tümüyle atama usulüyle çalıştığını” belirtiyor ve ekliyor. “Başkanlığını yaptığım Özerk Sanat Konseyi’nin
1995 yılında Kültür Bakanlığı ile mutabık kaldığı Ulusal Sanat Kurulu yedi sanat dalından dernek, vakıf ve sendikaların seçtiği ikişer temsilci içeriyordu.”

l İkinci tehlike ve ACE’den önemli bir fark şudur: Tasarının öngördüğü sistemde sanat dallarının yönetimleri ve bütçeleri merkezileştirilerek birbiri içinde eritilecektir. Fikri Sağlar
bu düzenlemenin yol açacağı çoğunlukla gözden kaçan ama can alıcı bir sonucu net bir şekilde ortaya koyuyor: “Hangi sanat dalına ne kadar destek verileceği dikkatlerden kaçırılacak. Bunun sonucunda, bale, opera, senfoni göz ardı edilecek ve yıldan yıla değişen uygulamalarla çok ihtiyaç duydukları süreklilik
ve istikrardan mahrum bırakılmak yoluyla yok oluşa terk edilecektir.”

Diğer taraftan ACE ise stratejik öneme sahip ve “Ulusal Portföy Kuruluşları” şeklinde tanımladığı sanat kurumlarıyla çok yıllık anlaşmalar yapar ve kesintisiz fon sağlar. Yani, yaptığı iş mevcut tasarının öngördüğü gibi, basit bir “proje” finansmanı meselesi değildir. ACE 2012/2013 yılı toplam 440 milyon sterlinlik bütçesinin yüzde 71’ini stratejik kurumlara ayırmıştır. Dahası, söz konusu fonun yüzde 40’ını da ilk on kuruma tahsis etmiştir ve ilk on kurumun yedisi bale ve opera kuruluşlarıdır:
Royal Opera House, English National Opera, Opera North, Birmingham Royal Ballet, English National Ballet, Welsh National Opera ve North Music Trust. Diğer ikisi Royal National Theatre ve Royal Shakespeare tiyatrolarıdır.

Tasarının diğer bir riskli ve muğlak yönü, sanat faaliyetlerinin artan şekilde ve tüm yurt çapında sponsorlukla finansmanını öngörmesidir. Oysa, sponsorluk bilincinin ve özellikle isteğinin ülkemizdeki yetersiz durumu nedeniyle, sponsorluk yapmanın prestij sağladığı bir ülkenin model alınması başlı başına
bir tartışma konusudur. Örneğin Cihat Aşkın 2001 yılında kurduğu İstanbul Oda Orkestrası’nda sponsor kullanmayı tercih etmediğini belirtirken AKM’de yöneticilik yapmış bir sanatçı, AKM ve İstanbul dışında sponsor bulmanın zorluğunu açıklıyor. İstanbul Devlet Opera ve Bale Müdürü Suat Arıkan, “Ülkemizde sponsorluk doğru konumlandırılmadığı için, fon bulmak amacıyla ticari eserler sergilemek gerekir” derken, Fikri Sağlar “Türkiye koşullarında sponsorun kapısında yatan sanatçı, olsa olsa onun hoşuna giden, daha çok seyirci çeken eserlere yönelecektir” şeklinde görüş bildiriyor.

Buna karşılık, Royal National Theatre 2011-12 faaliyet raporunda 17 sayfa, Metropolitan Opera 2010-11 faaliyet raporunda 4 sütuna 22 sayfa destekçi listesi mevcuttur. Yine de yüksek bilince rağmen, Avrupa’da sponsor geliri oranı çok düşüktür: Son faaliyet raporlarına göre bağış oranı toplam bütçelerinin National Theatre’da yüzde 8 (6.6 milyon sterlin), English National Opera’da yüzde 10 (3.6 milyon sterlin), Royal Opera’da yüzde 16 (18.4 milyon sterlin) ve Opera National de Paris’de yüzde 4’tür (9.1 milyon Avro).

Sonuç, sanatçıların opera, senfoni orkestrası, bale gibi sanat disiplinlerini yok etmekle eşit gördüğü ve Kültür Bakanlığı’nın ise seslerini duyurmaya çalışan tüm paydaşlara kulağını tıkadığı bir tasarıdır ortada olan.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s